Kethüda Mahallesi 21. Sokak No: 1 Akhisar/MANİSA

Aberdeen Angus

Aberdeen Angus

Aberdeen Angus

Aberdeen Angus ırkı

Angus ırkı 19. yüzyılın başlarında Kuzey Doğu İskoçya’da doddies” and “hummlies” olarak bilinen boynuzsuz ve çoğunlukla siyah olan yerli ırkların melezlenmesiyle elde edilmiştir.

Irkın geçmişi 18. yüzyılın ortalarına kadar gitmektedir ancak soy kütüğü 1862, yetiştirici birliği 1879 yılında kurulmuştur. Zamanla İskoçya, İngiltere ve İrlanda’ya yayılan angus ırkı günümüzde tüm dünyaya yayılmış bir ırktır ve Aberdeen Angus olarak bilinmektedir.

Angus ırkı tamamen siyah renkte olmakla birlikte bazı soylarda bulunan kırmızı gen kullanılarak Kırmızı Angus (Red Angus) ırkı elde edilmiş ve 1954 yılında ayrı bir ırk olarak tescil edilmiştir. Sıcağa daha dayanıklı olduğu bildirilen Kırmızı angus ırkı yetiştiricileri Aberdeen Angus ırkı yetiştiricilerinden ayrı olarak örgütlenmişlerdir.

Aberdeen Angus Özellikleri

Renkleri tamamen siyahtır. Zaman zaman karın bölgesinde küçük beyaz noktalar görülebilir. Irkın genel dış görünümü morfolojik olarak et tipine uygundur. Baş küçük, boyun kısa ve derindir. Boynuzsuz bir ırktır. Boynuzsuzluk özelliği dominant olarak döllerine aktarıldığından hayvan ıslahı çalışmalarında boynuzsuzlaştırma amacıyla da kullanılır.

Vücut her yaş grubunda yeterli uzunluk, genişlik ve yükseklikte, dengeli bir ağırlık dağılımına sahip olup orantılı bir yapıdadır. Oldukça sağlam yapılı olan ırkta, sırt çizgisi düzdür. Kısa ve sağlam eklemlere, ince kemik yapısında sahiptir.

Sağrı yüksekliği ineklerde 110-125 cm iken boğalarda 135 cm’ye çıkmaktadır. Ergin yaşta canlı ağırlık erkeklerde 1000-1300 kg, dişilerde 550-700 kg arasındadır. Bakımı kolay olan ırkın farklı çevre koşullarına adaptasyonu oldukça

yüksektir. Hem çok sıcak hem de çok soğuk iklimlerde yetiştirilebilmektedir. Hem saf olanları hem de Zebu ve diğer Avrupa ırklarıyla melezleri farklı iklim koşullarında sorunsuz yetiştirilebilmektedir. Derisi orta kalınlıkta ve elastik yapıdadır. Kılları düzgün ve yumuşaktır, yoğunluğu mevsime göre farklılık gösterir.

Tam bir mera hayvanı olan angus ırkı herhangi bir ek yeme gerek duymadan sadece merada otlayarak et üretim kapasitesine sahip bir ırktır. Diğer ırklara oranla kaba yemden yaralanma derecesi oldukça yüksektir. Kaba yem olarak çok fazla seçici değildirler, her türlü yemden en iyi şekilde yararlanırlar. Ayrıca diğer ırklara oranla meralara daha az zarar verirler. Ancak ahır şartlarında yetiştirilmeleri ekonomik olmamaktadır.

Verim Özellikleri

Angus ırkı hızlı gelişen, yüksek döl verimi yanında buzağılama güçlüğü yaşanmayan, sakin mizaçlı, yüksek ve kaliteli karkas verimine sahip bir ırktır.

Etçi damızlık sığır yetiştiriciliğinde tek gelir yavrudur. Etçi anaç sığırın sütü ancak yavrusuna yeteceğinden sütten gelir elde etmek mümkün değildir. Süt üretimi sadece buzağısına yetecek kadardır. Bu nedenle süt üretimi yapılamaz.

Etçi ırkla çalışan birçok sürüde buzağı kayıplarının en büyük sebeplerinden biri olan buzağılıma güçlüğü bu ırkta oldukça düşüktür. Buzağıların doğum ağırlığı 25-35 kg civarındadır. Amerikan Angus Birliği kayıtlarına göre ilk doğumunu yapan düvelerin %91’inde doğumda hiçbir şekilde yardıma ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu değer ineklerde %99’dur.

İyi huylu ve sakin mizaçlı bir ırktır. Sakin mizaçlı sığırların yemden yararlanma oranının daha yüksek olduğu hatta bu sığırlardan elde edilen etin daha lezzetli olduğu düşünülmektedir. Angus danaların yemi ete dönüştürme yeteneği oldukça yüksektir. Sadece merada beslenerek günlük 1000-1300 g ağırlık kazancı elde edilir.

Angus ırkının en büyük özelliği karkas veriminin yüksekliği yanında karkasın kaliteli oluşudur. Eti yağsız, ince lifli ve mermerleşme oranı (yağın kas lifleri arasındaki dağılımı ki mozaik görünümlü ve homojen olması istenir) yüksektir. Mermerleşmiş kaslardan oluşan ince ve mükemmel doku pişirilme esnasında etin lezzetli ve sulu olmasını sağlar. Bu nedenle yurtdışında özellikle ABD’de Angus eti tüketiciler tarafından en çok tercih edilen sığır etleri arasındadır.

Kas yapısı mükemmel olması yanında kemik yapısının ince olması kemik firesini azaltır ve etteki randımanın yüksek olmasını sağlar. Randıman %60’ın üzerindedir, besiye alınan genç hayvanlarda bu değer %67-72’ye kadar yükselmektedir. Et/kemik oranı ise yaklaşık 5:1’dir.